ÇOCUK İHMALİNİ VE İSTİSMARINI ÖNLEMEK ELİMİZDE!

ÇOCUK İHMALİNİ VE İSTİSMARINI ÖNLEMEK ELİMİZDE!

Temmuz 09. 2018

Günümüzde tüm Dünya’da önemli bir problem olan çocuk istismarı ülkemizde de çok sık görülen
toplumsal bir sorun halini aldı. Tüm Türkiye’yi yasa boğan, sokaklara döken Eylül ve Leyla ne yazık
ki ilk acımız olmadıkları gibi hala endişe ile yolunu beklediğimiz kayıp çocuklarımız bulunuyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre 2008-2016 yılları arasında resmi olarak kayıp
müracaatı yapılan çocuk sayısı 100 bini geçmiş durumda. Veriler de bu duruma alışmamamızı,
çocuk istismarını fiziksel, ruhsal, sosyal, kültürel, ahlaki ve hukuki boyutlarda birçok yönden acilen
ele almamız gerektiğini gösteriyor.
Bu kapsamda Mor Salkım Kadın ve Dayanışma Derneği tarafından hazırlanan Çocuk İstismarı’na
yönelik bilgilendirme ve önerilere dayalı kitap çalışması kapsamında Cinsel Terapist Burcu
Üzümcüler ve Psikolog Eylül Baykara ile bir araya geldik. İstismarın ceza artırımı ile
önlenemeyeceğinin altını çizen Üzümcüler ve Baykara, acilen koruyucu ve önleyici tedbirleri içeren
Çocuk Politikasının oluşturulması ve yasalaşması gerektiğine dikkat çektiler.

Öncelikle “istismar” kapsamına neler giriyor, genel bir tanımlaması var mı?
B.Üzümcüler: Dünya Sağlık Örgütü (WHO); çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini
olumsuz yönde etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da ülkesi tarafından yapılan davranışları çocuk
istismarı olarak tanımlamıştır. Şunun altını öncelikle bir çizelim; çocuğa ciddi zararlar veren bir
davranışın çocuk tarafından algılanmaması ya da davranışı gerçekleştiren tarafından bilinçli olarak
yapılmaması bu davranışın istismar olduğu gerçeğini değiştirmez. Ve ne yazık ki çocuklar üzerinde pek
çok açıdan olumsuz etki yaratan istismar; genelde çocuğun yakından tanıyıp, bildiği ve güvendiği
kişiler tarafından yapılıyor.
Çocuk İstismarı kitabında hangi konular yer alıyor?
B.Ü. : Çocuklar üzerinde fiziksel, duygusal, sosyal, bilişsel, cinsel ve zihinsel pek çok açıdan olumsuz
etkiler yaratan istismar söz konusu. Çalışmamızda özellikle, Fiziksel İstismar, Cinsel İstismar, Duygusal
İstismar ve İhmal Etme üzerinde durarak, istismarın belirtileri, nasıl yardımcı olmamız gerektiği,
ebeveynler ve aileler olarak istismarla mücadele ve önlem için yapılması gerekenler konusunda
bilgilendirici detaylı bir çalışma gerçekleştirdik. İsteyen herkes www.morsalkim.org.tr sitemizden
indirebilir. Basılı hale getirmek, öncelikle okullar olmak üzere daha fazla kişiye ulaştırmak için ilgili
kurum ve kuruluşların desteğine ihtiyacımız var.
EN SIK FİZİKSEL İSTİSMAR GÖRÜLÜYOR
Hangi durumlarda fiziksel istismardan şüphelenmeli, belirtileri nelerdir?
Eylül Baykara: Fiziksel istismar en çok görülen ve belirlenmesi en kolay istismar şeklidir. Vücudunda
açıklanamayan yaralar olan her çocuğa fiziksel istismar şüphesi ile yaklaşılmalıdır. Çocuklar anne-
babaları, öğretmenleri ya da bakımlarını üstlenen kişiler tarafından fiziksel istismara uğrayabiliyor.
Çocuğun yaptığı açıklamalar ile anne-babanın açıklamalarının birbiriyle örtüşmemesi, çocuğun
durumuna kayıtsız kalmaları, tekrarlayan şüpheli belirtiler fiziksel istismar belirtisi olabilir. Fiziksel
istismar çocuklarda davranışsal olarak suçluluk duygusu, düşük akademik başarı, şiddet suçlarına,
alkol ve diğer uyuşturucu bağımlılıklarına yüksek oranda eğilim göstermeyle sonuçlanıyor. Psikolojik
olarak uzun dönemde depresyondan tutun kaygı bozukluğuna kadar uzanabiliyor.
SESSİZ KALMAK SUÇA ORTAKLIKTIR

Hangi eylemler cinsel istismar olarak değerlendirilmelidir?
E.B.: Çocuğun bir yetişkin tarafından; rıza gösterme kapasitesi olmadığı, anlamadığı, kabul etmediği,
gelişimsel olarak hazır olmadığı bir cinsel aktiviteye zorlanmasının yanında her türlü cinsel içerikli
konuşma ve şakalaşmaları, teşhir ve röntgencilik gibi temas içermeyen aktiviteleri de cinsel istismar
olarak değerlendirilmektedir. Çocuğun erken yaşta evlendirilmesi de cinsel istismardır. Tüm bunları
uygulamak kadar, cinsel istismarı bilip buna sessiz kalmak da bir suçtur.
Cinsel istismarın en güçlü göstergesi nedir?
E.B.: Elbette çocuğun ifadesi. Eğer çocuk cinsel istismara uğradığını söylüyorsa bunu mutlaka ciddiye
almak gerekir. Toplumumuzda çocukların cinsel istismara uğramış olması genellikle saklanmaya
çalışılmaktadır. Ya da çocuk bunu söylediğinde yalan söylediği düşünülür. Ancak doğru olma ihtimali
yalan olma ihtimalinden çok daha fazladır.
Çocuğun da bu durumu ifade etmesi çok kolay değil. Davranışsal belirtilerden anlaşılabilir mi?
E.B. : Cinsel istismar sonucu çocuğun utanç ve suçluluk duymasından dolayı bu durum yetişkinliğe
kadar saklanabilmektedir. Ya da genellikle istismarcının çocuğu tehdit etmesi, yönlendirmesi veya “bu
bizim küçük sırrımız” gibi ifadeleri de çocuğun durumu gizlemesine neden olmaktadır. Davranışsal
olarak cinsel içerikli konulara aşırı ilgi ya da bunlardan aşırı kaçınma, okulda beklenmedik
zorlanmalar, fiziksel temas veya yakınlıktan kaçınma, ani ve aşırı kilo alma ya da kilo verme, belli
yerlerden ve kişilerden çok fazla korkma gibi davranışlar mutlaka değerlendirilmelidir.
ÇOCUĞUNUZLA İLETİŞİM KURUN
Aile içinde çocuğa güven vermek adına ne yapılmalı?
B.Ü. : Her ailede sorunlar olabilir ancak iletişim kurmak, çözüm yollarını birlikte aramak, aile
bireylerini birbirine daha çok bağlar. Sohbet etmek, oyunlar oynamak, uyumadan önce masal
okumak, öperek yatırmak gibi davranışlar çocuğunuzun duygusal olarak gelişmesine katkı
sağlamış olur. Güven bağı için önemli noktalardan biri de tutarlı olmaktır. Bir gün evet bir gün
hayır demek çocuğa ebeveyn olarak sınır koymayı zorlaştırır ve aradaki güven bağını zedeler. Öte
yandan çocuğun yanlış yaptığı zamanlar da bile ailesi tarafından sevildiğinden emin olması,
ailesine olan güvenini artırır.
CİNSEL ŞİDDET ÖNLENEBİLİR
Cinsel şiddeti önlemek için ebeveynlerin hızlıca alacağı önlemler nelerdir?
B.Ü. : Kısa sürede yapabileceğimiz 10 şeyi şöyle sıralayabiliriz;
1) Çocuğunuz televizyonda şiddet içeren bir sahne gördüğünde kanalı değiştirmek yerine, bunun
hakkında konuşun. Eleştirel düşünmesi için onu cesaretlendirin.
2) Bugün bir arkadaşınızı kıyafeti veya dış görünüşü yerine, iyi yapabildiği şeylerle ilgili övün.
3) “Adam gibi yap”, “kız gibi kırıtma”, “erkekler ağlamaz” gibi sözler söylemeyin. Bunları duymak
herkesi yaralar.
4) Herhangi birine karşı tehdit edici, ayrımcılık ve şiddet içeren sözler duyduğunuzda bunları
sineye çekmeyin. Tepkinizi gösterin.
5) Çevrenizdeki insanlardan duygusal, fiziksel ve cinsel şiddete göz yummadıklarını belirten
güçlü mesajlar vermelerini isteyin.
6) Hayatınızdaki kız çocuklarını daha güçlü, oğlan çocuklarını da daha duyarlı olmaları yönünde
cesaretlendirin.

7) Eğer çocuklar sarılmanızı ve ya öpmenizi istemiyorsa, onların bedenleriyle ilgili karar verme
hakkına saygı duyun ve ısrarcı davranmayın.
8) Toplumsal cinsiyet rolleri kendi ilişkilerinizde nasıl ortaya çıkıyor? Sorgulamaya ve
değiştirmeye kendi yaşamınızdan başlayın.
9) Toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen paylaşımlarda bulunmak için sosyal medyayı
kullanın. Daha fazlasını öğrenin.
10) Cinsel şiddetle mücadele üzerine çalışan kişileri, sunum yapmaları için çalıştığınız yere ve ya
okulunuza davet edin.
DUYGUSAL İSTİSMAR VE İHMAL
Duygusal İstismar çok farkında olmasak da gündelik yaşamda en sık rastlanan istismar türlerinden
biri olarak çıkıyor karşımıza?
E.B. : Duygusal ve davranışsal belirtilerin iyi gözlenmesiyle anlaşıldığı için diğer istismar türlerine
kıyasla anlaşılması daha zor. Çocuğun nitelik ve kapasitesinin sürekli kötülenmesi, reddetme,
suçlama gibi söz ve davranışlar, yetenekleri üstünde istek ve beklenti içinde olunması, kardeşler
arasında ayrım yapma, lakap takma, bağımlı kılma, aşırı koruma gibi davranışlar duygusal istismar
olarak tanımlanıyor. Duygusal istismara uğrayan çocuklarda ciddi psikolojik zararlar görülür. Normal
bir zihinsel kapasitede olsa bile özel öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı gibi problemler de
görülebilir.
Peki çocuk hangi durumlarda ihmal edilmiş sayılır, örnek verebilir misiniz?
E.B. : Çocuğa bakmakla yükümlü yetişkinler tarafından maddi olanağı olmasına rağmen çocuğun
temel ihtiyaçları olan beslenme, barınma, sağlık, eğitim gibi ihtiyaçlarının karşılanmaması ihmaldir.
Uzun süre aç kalması, giysilerinin temiz olmaması, hasta olduğunda doktora götürülmemesi gibi
durumlarda ihmal istismarından şüphelenildiğinde yoksulluk ya da kaynak eksikliğinden mi yoksa
çocuğu istemediklerinden mi kaynaklandığına dikkat etmek gerekiyor.
SARILMASI İÇİN ZORLAMAYIN
E.B. : İstismara neden olabilecek, doğru yaptığımızı düşündüğümüz hangi davranışlardan
vazgeçmemiz gerekiyor?
Çocuğunuzu asla dudağından öpmeyin. Başkalarına sarılması için zorlamayın. Günlük yaşamda
“Garson amca kızar şimdi bak” diyerek herkes sana kızabilir imajını yaratmayın! Kalabalık araçlarda
“Amcanın yanına, teyzenin kucağına otur” diyerek yabancılarla arasındaki bağı kuvvetlendirmeyin.
Akraba dahi olsa çocuğunuzu kimse ile tuvalete göndermeyin. Çocuğunuz kendini öptürmek
istemiyorsa ona kızmayın. Vücuduna o istemedikçe kimsenin dokunamayacağını mutlaka öğretin.
Herhangi bir şeyi korkutarak değil, açıklayarak öğretin.
ÇOCUK KORUMA SİSTEMİ KURULMALIDIR
Özellikle cinsel istismarı önlemek için cezaların artırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?
B.Ü. : Aşırı derecede artırılmış cezalar çözüm değildir. Tam tersine cezasızlık riski yaratır, hiçbir ıslah
edici niteliği olmadığı gibi, koğuş ve sokak linçlerini besler, suç delilini ortadan kaldırmak amaçlı
cinayetlere neden olur. Bugüne kadar yapılan yasal düzenlemeler ve verilen yargı kararları, ceza
artırımının çözüm olmadığını göstermiştir. Cinsel istismar bir şiddet türüdür, hastalık değil, suçtur.
Kişinin onayı olmaksızın cinsel isteğin ilaçla baskılanması gibi tıbbi uygulamalarla suçu cezalandırmaya
çalışmak da insan haklarına aykırıdır. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçların toplumsal ve hukuki

meşruiyet zeminini oluşturan çocuk yaşta ve zorla evlendirmeleri önleyecek ve tüm sorumlular
hakkında caydırıcı cezalar getirecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Sizin dernek olarak çözüm öneriniz nedir?
B.Ü. : Öncelikle çocuk istismarına suç ve ceza eksenini aşan daha geniş perspektiften, disiplinler arası
bir yaklaşımla ve hak temelli bir çocuk koruma anlayışıyla çözüm bulunması gerekiyor. İlgili tarafların
ve sivil toplum kuruluşlarının demokratik katılımıyla çocuk haklarını merkeze alan, koruyucu ve
önleyici tedbirleri içeren, çocuğun bütünlüklü olarak güçlendirileceği bir Çocuk Politikası
oluşturulmalı, bilimsel verilere ve yaşanan tecrübelere dayalı bir yasal düzenleme yapılmalı,
uluslararası sözleşmelere uygun olmalıdır.
İSTİSMARI FARK EDEN DESTEKLENMELİ
Çocuğa karşı cinsel istismar suçlarının soruşturulması ve kovuşturulması sırasında delil kalitesini
artırıcı, yargılamanın iyileştirilmesini sağlayıcı bir düzenleme yapılmalıdır. Örneğin çocuk cinsel
istismarında zamanaşımı sorununa çözüm bulunmalı, çocuğun beyanının hukuki değeri
güçlendirilmelidir. İstismarı fark eden kişilerin bildirimde bulunmasının önündeki engeller tespit edilip
kaldırılmalı, destekleyecek mekanizmalar oluşturulmalıdır.

posted by
«
»