Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetle Mücadelede Kanunlarımızdaki Hukuki Düzenlemeler
Türkiye’de kadına yönelik şiddet alanında yürürlükte olan yasaların uygulamasının, kadına yönelik şiddetle mücadelede yetki ve sorumluluğu olan kamu kurumlarının çalışmalarının ve politikalarının değerlendirmesini planlıyoruz. Değerlendirmede referans alınan hukuki düzenlemeler; Avrupa Konseyi Aile İçi Şiddetle ve Kadınlara Yönelik Her Türlü Şiddet ile Mücadele Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi), Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi (Convention on the Elimination of All Forms of Discrimination Against Women- CEDAW), 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (6284 Sayılı Kanun), 5231 Sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK), 4721 Sayılı Medeni Kanun ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunudur.
Kadına yönelik şiddetin ancak üretilecek politikalarla önlenebileceğinin anlaşılması ve uluslararası arenada konuşulmaya başlanması aslında oldukça yenidir. 1970’li yıllarda sorun olarak görülmeye başlanan ve tartışılan kadına yönelik şiddet ancak 1990’ların sonlarında hukuki düzenlemelere konu olabilmiştir. Tarihsel olarak baktığımızda kadına yönelik şiddetin önlenmesi için atılan ilk adımlardan biri, halen temel sözleşmelerden olarak görülen ve 1979 yılında kabul edilen BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’dir. Kamuoyunda CEDAW olarak bilinen bu sözleşmede kadına yönelik şiddete ilişkin açık düzenleme bulunmasa da kadın sorunlarının ele alındığı ilk uluslararası belgedir.
İzleyen süreçte pek çok bildirge ve sözleşme ile kadına yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin politika geliştirilmiştir. Ancak Avrupa ülkelerini, kadına yönelik şiddetin önlenmesi hususunda, GREVIO adı verilen bağımsız denetim mekanizması ile, hukuki olarak bağlayan ilk belge İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen ve 2011 yılında İstanbul’da imzaya açılan, Türkiye’nin sözleşmenin ilk imzacısı bulunduğu Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’dir. Bu sözleşme ile ilk defa bir uluslararası belgede kadına yönelik şiddetin kadın-erkek eşitsizliğinin bir sonucu olduğu ifade edilmiş ve toplumsal cinsiyet tanımlanmıştır. Yine, ilk defa, kadına yönelik şiddetin insan hakları ihlali olduğu bir uluslararası belgede bu sözleşme ile yer almıştır.
Benzer tartışmalar, çocukların istismarında da yaşanmış ve 2007’de imzaya açılan Lanzarote Sözleşmesi olarak bilinen Çocukların Cinsel Suistimal ve Cinsel İstismara Karşı Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ile çocukların cinsel sömürüsü ve istismarını engellemek ve bunlarla mücadele etmek; cinsel sömürü ve istismara maruz çocuk mağdurların haklarını korumak; çocukların cinsel sömürü ve istismarına karşı ulusal ve uluslararası işbirliği geliştirmek amaçlanmıştır. Bu sözleşme ile ilk kez bir uluslararası anlaşmada, cinsel istismar suçunu tanımlanmış ve suç sayılmıştır.
Bahsedilen sözleşmenin tarafı olan ülkelerin ve bunlardan biri olarak Türkiye’nin, pandemi döneminde yaşanılan durumlar neticesinde sözleşmeler kapsamında alınması gerekli tedbirleri alması zorunludur. Yapılan karantina ve tedbir uygulamalarının bu sözleşmeleri ihlal etmemesi ve sözleşmeler kapsamında önlem almakla mükellef olduğu konular olan kadına yönelik şiddet ile çocukların cinsel suiistimali ve istismarının pandemi koşullarından olumsuz etkilenmemesi için uygun önlem ve tedbirleri alarak bu durumlara özel politika geliştirmesi gerekmektedir.
Şiddetle Mücadelede Hukuki Düzenlemeler
ANAYASA
∗ I. Ailenin korunması ve çocuk hakları
∗ MADDE 41.– (Değişik: 3.10.2001-4709/17 md.) Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
∗ Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.
∗ (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.
Şiddetle Mücadelede Hukuki Düzenlemeler
Türk Medeni Kanunu
Eşler birlikte yaşarken
MADDE 196.- Eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi
MADDE 197.- Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Ekonomik Şiddetle Mücadelede Hukuki Düzenlemeler
Türk Medeni Kanunu
Borçlulara ait önlemler
MADDE 198.- Eşlerden biri, birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse, hâkim onun borçlularına, ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir. Tasarruf yetkisinin sınırlanması
MADDE 199.- Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir.
Ekonomik Şiddetle Mücadelede Hukuki Düzenlemeler
Türk Medeni Kanunu
Aile konutu
∗ MADDE 194.- Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.
∗ Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir.
∗ Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir.
Ekonomik Şiddetle Mücadelede Hukuki Düzenlemeler
TÜRK CEZA KANUNU ( Özellikle kişilere karşı suçlar )
Madde 82 /1-d: Kasten öldürme suçu nitelikli hali
Madde 86/ 2-a: Kasten yaralama suçu
Madde 96/2-b: Eziyet suçu
Madde 102/2: Cinsel saldırı suçu
Madde 103/3 : Çocukların Cinsel İstismarı
Madde 105/2: Cinsel taciz
Madde 109/2-e: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Madde233/1-2: Aile Hukukundan Kaynaklanan yükümlülüğü ihlal
Madde 232/1-2:Aynı Konutta yaşadığı kişiye/ idaresi altındaki/bakmakla yükümlü olduğu kişiye kötü muamele
Madde 234/1-2: Velayet hakkı elinden alınmış ebebeyinin çocuğu kaçırması vb.
Şiddetle Mücadelede Hukuki Düzenlemeler
MADDE 24/ – İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı, , İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.
∗ İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, ….işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.
∗ İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.
İş Kanunu
∗ IV. İşçinin kişiliğinin korunması
∗ MADDE 417- İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve …..özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
∗ İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.
Türk Borçlar Kanunu
∗ Uluslararası hukukta kadına yönelik şiddete son vermek üzere yapılan düzenlemeler dikkate alınarak,
∗ 14.1.1998 tarihinde 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun kabulü
∗ 26.4.2007 tarih ve 5636 sayılı kanunla değişiklikler
∗ 1 Mart 2008 tarihinde şiddetin türlerine de yer verilen yasanın uygulanması hakkında Yönetmelik çıkarılmıştır.
Ailenin Korunmasına Dair ilk Kanun
∗6284 sayılı Kanunun 20 Mart 2012’de yürürlüğe girmesiyle
∗ 4320 sayılı K. yürürlükten kaldırılmıştır. 6284 sayılı Ailenin Korunmasına ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Kadına Yönelik Şiddet İnsan Hakkı İhlalidir Eşit olmayan güç ilişkisinden kaynaklanan toplumsal bir sorundur! Kanunda önemli adımlar Kanunun uygulanmasında Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve özellikle İstanbul Sözleşmesinin esas alınacak olması (md.1/f.2 a) Kanunda önemli adımlar
∗ ANAYASA
∗ Anayasa`nın 10. Maddesi : Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir.
∗Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
∗ Anayasa`nın 13. Maddesi: Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.
∗ Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
Anayasa`nın 90. Maddesi : ………Milletlerarası Anlaşmalar kanun hükmündedir.
Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır.
MADDE 41.– (Değişik: 3.10.2001-4709/17 md.)
Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu
tedbirleri alır.
KAPSAMI:(md.1/f.1)
∗ Şiddete uğrayan
∗ Şiddete uğrama tehlikesi bulunan, Kadınların,
∗ (herhangi bir ayrım yapılmaksızın«Tüm» kadınların)
∗ Çocukların,
∗ Aile bireylerinin,
∗ Israrlı takip mağdurlarının Korunması, Bunlara karşı şiddetin önlenmesine dair hüküm ve esaslar
∗ kadına yönelik şiddet:
∗ cinsiyete dayalı bir ayrımcılık ve
∗ kadının insan haklarını ihlal eden bir tutum olarak tanımlanmış olması, (md.2/f.1 ç)
∗ şiddet, ev içi şiddet ve kadına yönelik şiddetin ayrıntılı olarak tanımlanması, (md. 2/f. 1 d)
∗ 7 gün 24 saat esasına göre çalışacak şiddet önleme ve izleme merkezlerinin kurulacak olması; (md.2 /f.2 f)
6284 sayılı Ailenin Korunmasına ve Kadına
Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun
ŞİDDET:
Kişinin FİZİKSEL / CİNSEL / PSİKOLOJİK / EKONOMİK AÇIDAN ZARAR GÖRMESİ/ ACI ÇEKMESİ ile sonuçlanan, sonuçlanması muhtemel olan hareketler ile Buna Yönelik TEHDİT, BASKI, ÖZGÜRLÜĞÜN KEYFİ ENGELLENMESİNİ de içeren toplumsal/ kamusal/ özel alan FİZİKSEL CİNSEL EKONOMİK PSİKOLOJİK SÖZLÜ her tür davranış
Ev içi şiddet:
Aynı haneyi paylaşmasa dahi aile veya hanede ya da aile mensubu sayılan diğer kişiler arasında meydana gelen HER TÜRLÜ FİZİKSEL CİNSEL PSİKOLOJİK ve EKONOMİK ŞİDDET
Kadına Yönelik Şiddet:
bu kanunda şiddet olarak tanımlanan her tür tutum ve davranış
Uygulama İlkeleri: Destek ve hizmetler
∗ Mağdur için: temel insan haklarına ve kadın erkek eşitliğine duyarlı,
∗ sosyal devlet ilkesine uygun,
∗ adil, etkili ve süratli destek ve hizmet verilmesi, (md.1/f.2 b)
∗ Mağdur ve şiddet uygulayan için: tedbir kararının insan onuruna yaraşır bir şekilde yerine getirilmesi, (md.1/f.2 c)
∗Mülki amire de koruyucu tedbir alma görevinin verilmesi
∗Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bazı önleyici ve koruyucu tedbirlerin süreli bir onaya bağlı olarak kolluk amirince de alma yetkisi verilmiş olması (md.3; md.5)
∗ Korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne “aile konutu” şerhi konulması,(md.4/f.1c)
∗ Korunan kişinin çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere kreş imkanı verilmesi, (md.3/f. 1d)
∗ Tanık Koruma Kanunu çerçevesinde kimlik ve belgelerinin değiştirilmesi, (md. 4/f.1ç)
∗Herkesin bu durumu resmi makam veya mercilere ihbar edebilmesi,(md. 7
∗Koruyucu tedbir kararı verilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaması,(md. 8/f.3)
∗ Kolluk kuvvetinin, çocuk ve kadının insan hakları ile kadın erkek eşitliği konusunda eğitim almış olması, (md. 11)
∗ Tedbir kararlarının uygulanmasında hâkim kararı ile teknik araç ve yöntemlerin kullanılabilmesi (md. 12)
∗Bilgilendirme programlarının, TV’lerde RTÜK denetiminde yayınlanacak olması, (md. 16/3) İst..Sözl.Md.17
∗ İlköğretim ve ortaöğretim müfredatına, kadının insan hakları ve kadın erkek eşitliği konusunda eğitime yönelik dersler konulması yükümü, (md. 16/ 6) İst..Sözl.Md.14
∗ Korunan kişiye Bakanlık bütçesinden geçici maddi yardım yapılabilmesi, (md.17)
∗ Korunan kişi için nafakaya hükmedilecek ve sağlık giderlerinin karşılanacak olması (md. 18; md.19)
∗ kararların icra ve infazı için yapılan işlemlerden hiçbir ad altında masraf alınmaması, (md. 20)
∗ Bu kanun kapsamında açılacak davalara Bakanlığın müdahil olabilmesi, (md. 20/2)
Mülki Amir Tarafından Verilecek Koruyucu Tedbirler
MADDE 3- (1) Bu Kanun kapsamında korunan bireylerle ilgili olarak aşağıdaki tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere karar verilebilir.
(KOLLUK)
ç) Hayati tehlikesinin bulunması halinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması. (KOLLUK)
(2) Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ilgili kolluk amirlerince alına tedbirler tatil günleri hariç olmak üzere, en geç kırksekiz saat içinde mülki amirin onayına sunulur. Mülki amir tarafından kırksekiz saat içinde onaylanmayan işlemlerin uygulanmasına son verilir.
Hakim: Koruyucu Tedbirler
MADDE 4- (1) aşağıdaki tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere karar
verilebilir.
ç) Korunan birey bakımından hayati tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması halinde ve ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayalı olarak Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi.
Hakim: Önleyici Tedbir
MADDE 5- (1) Şiddet uygulayanlarla ilgili olarak aşağıdaki tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere karar verilebilir.
ç) Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması.
teslim etmesi.
ğ) Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi.
(2) Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amirlerince alınan kararlar en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hakimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar
(3) Hâkim, Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir.
(4) Şiddeti uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise, hâkim talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir. Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir. Bu kararın verilmesi, bu kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemez.
İhbar «HERKES»
MADDE 7- (1) Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin varlığı halinde herkes bu durumu resmi makam veya mercilere ihbar edebilir. İhbarı alan kamu görevlileri bu Kanun kapsamında üzerine düşen görevleri gecikmeksizin yerine getirmek ve uygulanması gereken diğer tedbirlere ilişkin olarak yetkilileri haberdar etmekle yükümlüdür.
∗ İtiraz
∗ MADDE 9 – (1) …tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir.
∗ (2) İtiraz üzerine dosya, numara olarak kendisini izleyen daireye, aile mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye hukuk mahkemesine/ ikisinin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye hukuk mahkemesine gecikmeksizin gönderilir.
∗ (3) İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
∗ MADDE 10 – (1) tedbir kararları, Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlükleri ile verilen kararın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa en seri vasıtalarla bildirilir.
∗ (2) Başvurular ile bu başvuruların kabul ya da reddine ilişkin kararlar, başvuru yapılan merci tarafından Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine derhâl bildirilir.
∗ (3) Koruyucu tedbir kararı ile şiddet uygulayan hakkında verilen önleyici tedbir kararlarının yerine getirilmesinden, hakkında koruyucu veya önleyici tedbir kararı verilen kişilerin yerleşim yeri veya bulunduğu ya da tedbirin uygulanacağı yer kolluk birimi görevli ve yetkilidir. Tedbir kararlarının bildirimi ve uygulanması Geçici barınma imkânı
(4) Kolluk birimleri tarafından kişi, Bakanlığın ilgili il veya ilçe müdürlüklerine ivedilikle ulaştırılır; bunun mümkün olmaması hâlinde giderleri Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak üzere kendisine ve beraberindekilere geçici olarak barınma imkânı sağlanır.
(5) Tedbir kararının ilgililere tefhim veya tebliğ edilmemesi, kararın uygulanmasına engel teşkil etmez.
(6) Hakkında barınma yeri sağlanmasına karar verilen kişiler, Bakanlığa ait veya Bakanlığın gözetim ve denetimi altında bulunan yerlere yerleştirilir, kamu kurum ve kuruluşlarına ait sosyal tesis, yurt veya benzeri yerlere de geçici olarak barındırılabilir.
(7) İşyerinin değiştirilmesi yönündeki tedbir kararı, kişinin tabi olduğu ilgili mevzuat hükümlerine göre yetkili merci veya kişi tarafından yerine getirilir.
∗ Tedbir kararlarına aykırılık
∗ MADDE 13 – (1) fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur
∗ (2) her tekrarında, onbeş günden otuz güne kadardır. Zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı
geçemez.
∗ (3) Zorlama hapsine ilişkin kararlar, Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir.
∗ MADDE 14 – tedbirlerin etkin olarak uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği,
∗ ….. tercihen kadın personelin istihdam edildiği,
∗ çalışmalarını yedi gün yirmidört saat esasına göre yürüten,
∗ …..çalışma usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, şiddet önleme ve izleme merkezlerini kurar.
Şiddet önleme ve izleme merkezlerinin kurulması(ŞÖNİM)
∗ MADDE 16 – (1) kurumlar arası koordinasyon Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.
∗ (2) bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak kendi görev alanına giren konularda
∗ Kamu kurum ve kuruluşları
∗ gerçek ve tüzel kişiler,
∗ işbirliği ve yardımda bulunmak ve alınan tedbir kararlarını ivedilikle yerine getirmekle yükümlüdür.
∗ (3) Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ile ulusal, bölgesel ve yerel yayın yapan özel televizyon kuruluşları ve radyolar, ayda en az doksan dakika
∗ Bakanlık tarafından hazırlanan ya da hazırlattırılan bilgilendirme materyallerini yayınlamak zorundadır. » Kurumlararası koordinasyon ve eğitim
∗ (4) kamu kurum ve kuruluşlarının personeli Bakanlık görevlilerine yardımcı olurlar.
∗ (5) Tüm kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, personel ve üyelerinin Bakanlığın hazırlayıp koordine edeceği,
∗ kadının insan hakları ile kadın erkek eşitliği konusunda eğitim programlarına katılmasını sağlar.
∗ (6) İlköğretim ve ortaöğretim müfredatına, kadının insan hakları ve kadın erkek eşitliği konusunda eğitime yönelik dersler konulur.
Geçici maddi yardım yapılması
MADDE 17- (1) Bu Kanun hükümlerine göre geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmesi halinde, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının otuzda biri oranında günlük ödeme yapılır. (ilave her bir kişi için bu tutarın yüzde yirmisi oranında ayrıca ödeme yapılır. Günlük ödeme tutarının bir buçuk katını geçemez. Korunan kişilere barınma yeri sağlanması halinde bu fıkrada belirlenen tutarlar yüzde elli oranında azaltılarak uygulanır.” )
(2) Bu ödemeler, Bakanlık bütçesine, geçici maddi yardımlar için konulan ödenekten karşılanır. (Yapılan ödemeler, şiddet uygulayandan tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilemeyenler 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsil edilir. )
(3) Korunan bireyin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun tespiti halinde yapılan yardımlar, bu kişiden 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
∗ Nafaka
∗ MADDE 18 – (1) kararın bir örneği, resen nafaka alacaklısının veya borçlusunun yerleşim yeri icra müdürlüğüne gönderilir.
∗ (2) korunan kişinin başvurusu aranmaksızın nafaka, ilgilinin aylık, maaş ya da ücretinden icra müdürlüğü tarafından tahsil edilir.
∗ İcra müdürlüklerinin nafakanın tahsili işlemlerine ilişkin posta giderleri Cumhuriyet
başsavcılığının suçüstü ödeneğinden karşılanır.
∗ Sağlık giderleri
∗ MADDE 19 – (1) genel sağlık sigortalısından çeşitli sebeplerle yararlanamayan
∗ ya da diğer mevzuat hükümleri gereğince tedavi yardımından yararlanma hakkı bulunmayanlar; SGK kapsamında, gelir testine tabi tutulmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılır.
∗ (2) Genel sağlık sigortası kapsamında karşılanmayan rehabilitasyon hizmetlerine yönelik giderler Bakanlık bütçesinin ilgili tertiplerinden karşılanır.
∗ MADDE 20 – (1) Bu Kanun kapsamındaki başvurular ile verilen kararların icra ve infazı için yapılan işlemlerden
∗ yargılama giderleri,
∗ -harç, posta gideri ve benzeri hiçbir ad altında masraf alınmaz.
-Bu Kanunun 17 nci maddesi uyarınca yapılan ödemeler gelir vergisi ile veraset ve intikal vergisinden,
-bu ödemeler için düzenlenen kâğıtlar ise damga vergisinden muaftır.
∗ Harçlar ve masraflardan, vergilerden muafiyet ve davaya katılma
Bakanlığın davalara Müdahil olabilmesi
MADDE 20 (2) Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idarî, cezaî, hukukî her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ÖNEMLİ MADDELER
DÜZENLEMELER. Sözleşme ayrım yapılmaksızın onlara da uygulanır
MADDE 12. DEVLETLERİN YÜKÜMLÜLÜĞÜ: ÖNYARGI, ÖRF ve ADET, GELENEK VE HER TÜRLÜ AYRIMCI UYGULAMALARI YOK ETMEK AMACIYLA TOPLUMSAL KALIPLAŞMIŞ ROLLERİN DEĞİŞTİRİLMESİNE YÖNELİK TEDBİRLER
MADDE 12. TEDBİRLER KİŞİLERİN ÖZEL İHTİYAÇLARINA YÖNELİK OLUR, MAĞDURUN İNSAN HAKLARI MERKEZLİ.
KALDIRMA,